Akran Zorbalığı(Bullying)

Sosyal fobi ve psikoloji üzerine makaleler..(Lütfen yazının kaynağını belirtiniz)
gunesedogru
Mesajlar: 54
Kayıt: 21 Şub 2015, 03:27

Akran Zorbalığı(Bullying)

Mesajgönderen gunesedogru » 01 May 2016, 21:26

AKRAN ZORBALIĞI VE ADİL DÜNYA İNANCI
1. ERGENLİK DÖNEMİ VE KİŞİLİĞİN OLUŞMASI
Dilimize pelesenk olmuş ama anlamını tam kavrayamadığımız kavramlar vardır. Bu kavramlardan bir tanesi de akran zorbalığı. Dilerseniz akran zorbalığını da; zorba, kurban ve adil dünya inancı kavramları ekseninde tartışalım.
Öncelikle ergenlik dönemine değinmek gerekir ki ergenlik akran zorbalığının en sık yaşandığı döneme tekabül etmektedir. Ergenliğin farklı evreleri olduğu bilinmektedir. Bunlardan biri de kimlik kazama evresidir. Ergenin kimlik kazanma evresinin sonunda yaşayabileceği olası kimlik durumları: kimlik kazanma, engellenme, geciktirme ve kimlik dağılması şeklindedir. Buna göre, kimlik kazanma durumunda ergen, anne babasının önerilerini incelemiş ve kendine uygun olmayanları eleyerek kimliğini kazanmıştır. Engellenme yaşamış ergen, kuralları körü körüne kabul etmiştir ve değerleri sarsıldığında yitip gider. Geciktirmede ise ergen, hala arayış ve çatışma içerisindedir, bu durum bir tür erteleme dönemi olarak da görülebilir. Çocukluktaki özdeşimler, roller ve benlik bütünleşmediğinde kimlik dağınıklığı ortaya çıkar. Kimlik dağılması yaşayan kişi toplumun beklediği rollere karşı gelerek marjinal rol ve davranışları benimseyebilir.
Arkadaşlık ise kimlik oluşumu ile ilişkilidir. Erken ergenlik döneminde, anne baba artık mükemmel bir özdeşim nesnesi olmaktan çıkar. Bu yüzden ergen bir boşluğa düşer ve yeni özdeşim nesneleri arar. Bu arayışla birlikte arkadaş ilişkileri önem kazanır. Gençler gerçek benlerini akran grupları, kulüpler, din, politik hareketler aracılığıyla aramaktadırlar, bu gruplar sayesinde kimlik oluşumu için yeni rolleri denerler.
Literatürde arkadaşlık ilişkilerinin işlevleri şu şekilde sıralanmıştır: ait olma duygusu, duygusal bütünlük ve kararlılık, iletişim fırsatı, yardım ve destek, değerli olma duygusu, başkalarına yardım etme fırsatı, kendini önemli hissetme ve güvenilir olduğunu bilme. Yani bütün bunların toplamı kişiliğin desteklenmesidir.
Arkadaşlık ilişkileri ergeni olumlu şekilde etkilediği gibi olumsuz yönde de etkileyebilmektedir. Örneğin, suç davranışı: suç işleyen arkadaşının olması ilişkilidir. Diğer öğrenciler tarafından dışlanan öğrenciler yalnız kalmak yerine, sorunlu akranlarıyla ilişki kurarlar. Bir diğer açıklama ise, sorunlu aile hikayesi olan çocukların yakınlaşması şeklinde olabilir. Saldırganlık davranışını başkalarını model alma ile açıklanmaktadır. Buna göre, bir akranının saldırgan davranışla prestij ve statü kazandığını gören bir ergen benzer bir davranışı statü kazanma için kullanabilir.
Zorba öğrenciler empati duymada sorun yaşarlar, ebeveynleri tarafından katı şekilde cezalandırılan çocuklardır. Tüm bunların zorbaların ahlaki gelişimini etkilediği düşünülebilir. Zorbaların adil dünya anlayışına gelince: Genel adil dünya inancına sahip kişiler kurbanı değersizleştirerek dünyayı adil bir yer olarak algılarlar. Bu şekilde zorba olan kişi de kurbanı değersizleştirerek davranışını meşrulaştırıyor olabilir.
2. ZORBA VE KURBAN
Saldırganlık, ‘bir kişiyi fiziksel ya da psikolojik olarak incitme amaçlı her türlü davranış’ şeklinde tanımlamaktadır.
Zorbalık ise şu şekilde tanımlanmıştır: “Kişi ya da kişiler, diğer kişi veya kişiler tarafından kasıtlı, tekrarlı ve en azından bir süre devam eden olumsuz davranışlarla karşı karşıya bırakılıyorsa, bu kişinin zorbalığa uğradığı söylenebilir.” Tanımda bahsedilen olumsuz davranışlar, niyetli olarak bir kişiyi inciten, rahatsız eden veya rahatsız etmeyi amaçlayan davranışları, yani saldırgan davranışları ifade eder. Kurban: saldırganca davranışa sürekli olarak maruz kalan bir öğrencidir.
Yukarıda da bahsedildiği gibi akran zorbalığı bir tür saldırganlık davranıştır. Ancak, herhangi bir davranışın zorbalık olarak nitelendirilmesi için sadece saldırganlık özelliği taşıması yeterli değildir. Bir davranışın zorbalık olması için taraflar arasında “eşit olmayan güç ilişkisinin olması”, bunun “süreklilik” özelliği taşıması ve “kasıtlı” olarak yapılması gibi özelliklerinin olması gerekmektedir.
a. Zorbalık olması için taraflar arasındaki güç ilişkisinde bir dengesizlik olmalıdır.
b. Zorbalığa maruz kalan öğrenci kendini savunmada yetersizdir ya da onu tartaklayan öğrenciler karşısında çaresiz kalmaktadır.
c. Ayrıca kışkırtılmış olması gerekmez, tekrarlanır, zorbanın kurbandan daha güçlü olması ya da kendini daha güçlü algılaması söz konusudur.
Zorbaca davranışların çoğu araçsal saldırganlığa örnektir, çünkü genellikle zorbanın başka birine hükmetme ya da sindirme gibi bir amacı vardır. Saldırı doğrudan olduğu gibi dolaylı da olabilir. Dolaylı saldırganlık alay etme, isim takma, hakkında dedikodu çıkarma gibi doğrudan gözlemlenemeyen davranışları içermektedir.
Zorba çocuklar okulda başkalarına (genellikle kendinden güçsüz öğrencileri seçerler) isim takan, dalga geçen, küçük düşüren, tehdit eden, hükmeden, emirler veren, dalga geçen, dostça olmayan şekilde arkadaşlarına gülen, iten, tekmeleyen ve başkasının eşyasına zarar veren çocuklardır. Zorbaca davranışlara ‘zorbaların kendilerini güvende hissetmemeleri, öç almaya yönelik tutumları ve zaman zaman endişeli olmaları ile saldırgan dürtüsel davranışları birleştiğinde, belirsiz durumlara kendilerini korumaya yönelik olarak saldırgan davranışlarla tepki verdikleri’ şeklinde açıklamışlardır.
Zorbalıkta 3 ayrı dinamiğe dikkat çekilmiştir: zorbalığı başlatan kişi, zorbalık başladığında olaya karışan kişi ve izleme, gülme gibi pasif davranışlarla zorbalığı pekiştiren kişi.
Zorba davranışları sözel olarak (tehdit, alay etme, sataşma ya da isim takma gibi), fiziksel temasla (vurma, itme, tekme atma, sıkıştırma ya da kıstırma gibi) olabileceğini ya da hiç fiziksel temas ya da sözel iletişim olmadan (surat asma ya da hareket çekme, birini gruptan dışlama ya da isteklerine uymayı reddetme) da gerçekleşebileceğini belirtmiştir.
Doğrudan zorbalık davranışları kurbana açık bir şekilde saldırıda bulunulması, dolaylı zorbalık ise bir kişinin gruptan kasıtlı şekilde dışlanması şeklinde görülebilir. Buna göre, doğrudan zorbaca davranışlar fiziksel saldırı, çalma, eşyalarına zarar verme, haraç kesme; dolaylı zorbaca davranışlar ise isim takma, bir kişi hakkında hoş olmayan ve asılsız dedikodular çıkartma, iftira atma, iğneleme, imalı konuşma, küçük düşürme, tehdit etme, hakaret etme, kızdırma, onurunu kırma, dışlama, oyunlara dahil etmeme gibi davranışlardır. Dolaysız yollardan uygulanan zorbalığa ilişkisel zorbalık da denilmektedir. Sözel zorbalık (hakaret etme, isim takma, aşağılama gibi davranışlar), fiziksel zorbalık (itme, vurma, çelme takma gibi) ve cinsel zorbalık doğrudan zorbalık türlerindendir.
Kurbanlar zorbalığa karşı verdikleri tepkilere göre ikiye ayrılır: ‘pasif, uysal’ ya da ‘kışkırtıcı’ (zorba/kurban) Kurbanların büyük bir kısmı ‘pasif, uysal’ kurbanlardan oluşmaktadır. Zorba/kurban olan çocuklar kurban olanlardan farklı olarak, saldırıya uğradıklarında etkili olamasalar da karşılık veren, huzursuz, gerginlik yaratan, hareketli, dikkatsiz, çocuksu alışkanlıkları olan, yetişkinler tarafından sevilmeyen, kendinden güçsüzlere saldıran çocuklardır. Bu grupta yer alan ergen ve çocuklar en çok zorluk yaşayan ve zorbalıktan en olumsuz şekilde etkilenenlerdir. Zorba/kurban çocukların sadece zorbalardan değil, diğer çocuklar tarafından da olumsuz tepkiler alan, sosyal beceri açısından yetersiz çocuklar olduklarını belirtilmiştir.
Zorba çocuklar genellikle fiziksel olarak güçlü, sportif faaliyetlere katılan, kendilerini diğer öğrencilerden üstün gören, kendileri ile ilgili olumlu fikirleri olan, hükmetme ihtiyacı duyan, kurallara uymakta zorlanan, çabuk sinirlenen, kavgalara karışan, yetişkinlere karşı gelen, kurban olan çocuklarla empati kuramayan çocuklardır. Bu çocuklar sınıfta en az bir grup öğrenci tarafından desteklenirler ve ilerleyen yaşlarda okuldan soğuyabilirler.
Kurban çocuklar ise, fiziksel olarak zayıf, incinmekten korkan, sportif aktivitelerde beceriksiz, duygusal, sakin, pasif, kaygılı, mutsuz, öz güvenleri düşük, kendilerini grup içinde ifade etmekten zorlanan çocuklardır. Kurbanlar genellikle aşırı hassas, duygusal bireylerdir.
Kurban çocukların anneleri aşırı koruyucu ya da kollayıcı olmaktadır. Endişeli ve aşırı korumacı annelerin çocuklarının pasif, itaatkar ve kendi başına bir işin üstesinden gelemeyen kişiler olmakta ve bu yüzden zorbalara hedef olmaktadırlar. Ancak, ebeveynlerin aşırı koruyucu, kollayıcı olmaları kurban olmanın sebebi de sonucu da olabilir. Kurban olan çocuklar sosyal becerileri zayıf olan çocuklardır ve bu özelliklerini ailelerinden model alma yoluyla öğrenmiş olabilirler. Ya da sosyal becerileri zayıf olduğundan ve zorbaların hedefi olduklarından aileler bu çocuklara daha koruyucu yaklaşıyor olabilir.
Kurbanlar kurban olmayanlarla karşılaştırılmış ve kurbanların özgüvenlerinin düşük olduğu, yüksek seviyede yalnızlık duygusu hissettikleri ve arkadaş edinmede zorluk yaşadıkları belirtilmiştir.
Zorba çocukların sosyal becerilerinin kuvvetli olduğu, kurbanların ise sosyal beceri açısından zayıf ve karar verme açısından pasif oldukları görülmektedir. 9 - 11 yaş arası öğrencilerin sosyal becerileri, akran zorbalığına uğrama, akran kabulü ve arkadaşlığın farklı yönleri ile ele alan araştırmada, sosyal beceri ile akran zorbalığına uğrama arasında bağlantı bulunmuştur. Bu bağlantının gücünü arkadaş sayısı ve en yakın arkadaşın diğer öğrenciler tarafından kabulü etkilemektedir. Yani, sosyal becerinin zayıf olması kişinin arkadaş sayısı fazlaysa ya da en yakın arkadaşı popüler biri ise akran zorbalığına maruz kalması ile ilişkili olmayabilir.
Zorbalığa karışma olumsuz değerlendirilme korkusu, sosyal kaçınma ve yalnızlıkla bağlantılıdır. Mahkumlarla yapılan bir araştırmada, zorbalığa uğrayanların yüksek düzeyde yalnızlık belirttikleri, utanç duydukları ve güvensiz bağlanma stillerinin olduğu bulunmuştur. Başka bir araştırmada mutsuzluk, yalnızlık duygusu, arkadaş edinmede zorluk çekme, başarısız olacağı düşüncesi ve pişmanlık duymanın kurban olma ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Aynı zamanda, yine aynı araştırmada kurbanlar aile, öğretmen ve diğer kişilerden daha az sosyal destek aldıklarını belirtmişlerdir.
Kişilerin zorbalığa uğramasında en önemli sebep olarak farklı görünüşlerinin olması gösterilmiştir.(kepçe kulak, gözlük, sıskalık, aşırı kilo, isminin telaffuzu zor olabilir, aksanı olabilir) Katılımcılar zorbalığa uğrayanların en çok düşük öz güvenden yakındıklarını belirtmişlerdir. Başka bir araştırmaya göre ise, fazla kilosu olan ve obez olan okul çağındaki çocukların kurban ve zorba olma olasılığı normal kilodaki akranlarından daha yüksektir.
Akran zorbalığı konusunda en riskli dönemlerin ergenliğin ilk yılları olduğu söylenebilir. 18 ve 55 yaşları arasındaki katılımcılara zorbalığa uğrama anılarının sorulduğu bir araştırmanın sonucuna göre, zorbalıkla ilgili en sık hatırlanan anılar 11-13 yaşları arasındakilerdir.
Literatüre göre, akran zorbalığının yaşanma sıklığı yaş arttıkça düşmektedir. Zorbalığa kurban ya da zorba olarak karışan ergenler lise yıllarında, ilkokul yıllarına oranla daha az zorbalıkla ilgili olay yaşamaktadırlar.
Birinci kademe ilköğretim öğrencilerinde fiziksel zorbalık daha sık gözlenmektedir. Yani yaş arttıkça fiziksel saldırı azalmaktadır. Esasında zorbalık türleri yaşa göre farklılık göstermektedir. Yaş ilerledikçe vurma, tekmeleme, tokat atma, yumruklama gibi zorbalığın fiziksel boyutları yerine söylenti yayma, dedikodu, alay etme, gruptan dışlama gibi zorbalığın sözel ve ilişkisel boyutundaki davranışlar daha sık gözlenmektedir. Bu yüzden zorbalık olayları ileriki yaş çocukları tarafından daha az rapor ediliyor olabilir.





3. KURBAN VE ZORBA ÇOCUK ÜZERİNDE ETKİLERİ
Hem zorba hem de kurban olan çocuklarda kaygı, depresyon ve sosyal dünyadan çekilme görülmektedir.
Kurbanlar zorbalıkla karşılaştıklarında stres yaşayıp, olumsuz duyguları daha çok içe yöneltirken; zorbalar daha sıklıkla dışa yönelim türü bir davranış olan saldırganlık gösterirler. İçe yönelim belirtileri anksiyete/depresyon, sosyal içe dönüklük/depresyon ve somatik yakınmalar, dışa yönelim davranışları ise kurallara karşı gelme ve saldırgan davranışlardan oluşturmaktadır. Ayrıca kurban çocuk okuldan soğuyacak, korku ve kaygı yaşayacak, akademik başarısı düşecektir.
Zorba/kurbanlar ise en riskli gruptur, çünkü hem saldırgan davranış, hem de içe yönelim belirtileri gösterirler. Zorba/kurban çocuklar akran ilişkilerinde sorun yaşamaya ve okul ortamını olumsuz algılamaya yatkınlardır. Zorba/kurbanlar zorbalar gibi agresif-dürtüsel davranış ve öç alma eğilimi göstermektedirler. Aynı zamanda kurbanlar gibi içe yönelim sorunları yaşamaktadırlar.
Lise öğrencileri ilkokul öğrencilerine göre daha fazla içe yönelim belirtileri göstermektedir. Zorbalığa karışan ilkokul öğrencileri ise zorbalığa karışan lise öğrencileri ile karşılaştırıldığında daha fazla dürtüsel saldırgan davranış sergilemektedirler. Kurbanlar arasında erkek öğrenciler kızlara göre daha sıklıkla öç alma isteği ve dışa yönelim davranışlarına yöneldiklerini, kızlar ise erkek öğrencilere göre daha sıklıkla içe yönelim türü davranışları sergilediklerini belirtmişlerdir.
Akran zorbalığı özellikle kurbanları olumsuz şekillerde etkilemektedir. Ancak depresyon, düşük öz güven, kaygı, okuldan ve arkadaşlardan uzaklaşma gibi olumsuzluklar kurban öğrencilerde zorbalığa uğramadan önce de var olabileceği gibi, zorbalığa uğradıktan sonra gerçekleşmiş etkiler de olabilir. Buna ek olarak, bu olumsuz etkiler akran zorbalığı dışındaki yaşantılardan da kaynaklanıyor olabilirler.

Kurban ve zorba öğrencilerin özellikleri ile ilgili bölümde de değinildiği gibi, bu öğrencilerin aile yaşantıları ve sosyal ilişkilerinde sorunlar olduğu araştırmalarda gösterilmiştir. Akran zorbalığı kurbanlarının intihar düşüncesine yatkınlığının ailedeki ruhsal bozukluk geçmişi ve evde hissettikleri reddedilmişlik duygusunun etkilediğini belirtmektedirler.

“Makaleler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir