Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Sosyal fobiyi yenenler..Hastalığı yenme sürecinde yaşadıklarınız..Söylemek istedikleriniz..
Cevapla
kirmizi_gezegen
Mesajlar: 2
Kayıt: 09 Oca 2016, 19:57

Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Mesaj gönderen kirmizi_gezegen »

Sevgili arkadaslar,
Geçmişte , adına sosyal fobi denen oysaki sadece ufak bir düşünce çarpıklığı ile alakalı bir mücadelem sözkonusu olmuştu. Allaha şükürler olsun bu düşünce yanlışımı ve çarpıtmamı ben değiştirdim ve uzun yıllardır bu anlamda her hangi bir sıkıntım kalmadı..İnsallah bu düşünce çarpıtmasını yaşayan herkesinde , aşağıda yazacağım hayatın tamda kendisi olan yasalara riayet ederek , en kısa sürede bulunmus oldukları durumdan cıkacaklarına inancım tam ve sonsuzdur.Vaktim oldukca bu konu baslıgı üzerinden aşağıdaki maddelere eklemede yapmak istiyorum.Elimden geldiğince özetlemeye çalıştım, dil bilgisi veya imla hatam olmuşsa hoşgörün lütfen :) Şimdilik , Hepiniz sevgiyle kalın...

1- Gelecek bilinmezlik içerir. Arkadaslar gelecek ‘ 0 ‘ dır, başımıza olumlu ‘ +1 ‘ birşeyde gelebilir olumsuz ‘-1 ‘ birşeyde gelebilir.Ama geleceğin bilme yeteneğimiz olmadığı için geleceği ‘0’ yani nötr kabul etmek zorundayız bilimsel olarak…
Dolayısı ile ;
a) Gelecek hakkında olumlu yada olumsuz düşünmez isek istenilen duruma gelmiş oluruz.Yani bilinmezliğe karşı olumlu yada olumsuz bir yorum yapmaz isek, yaşanılan strese ,kaygıya karşı nötr olmuş oluruz. Çünki Nötr Düşünce (0) + Gelecek (0) = Nötr Ruh hali (0)
b) Gelecekte olacak bir olay hakkında olumlu (+1) düşünürsek bu kendimize olan güveni ifade eder ve kendine güvenli bir insan oluruz.Çünki ,Olumlu düşünce (+1) + Gelecek (0) = Kendine güvenli ruh hali (+1 )
c )Eğer gelecekte yaşanacak bir olayın sonucuna negatif bakarsak , muhtemelen gergin kaygılı bir ruh hali ile sonuçta olumsuz olacaktır. Çünki, Olumsuz düşünce (-1) + Gelecek (0) = Kötü sonuç (-1)

O yüzden ilk kuralımız a şıkkı , yani geleceğe nötr bakmak , olumlu yada olumsuz bir yargıda bulunmamak olmalı...

2- Artık insanları yargılamayı bırakın. İnsanları , daha ortada mahkeme yokken , onlara kendilerini savunma hakkı vermeden , direkt olarak hapise atmaktan vazgeçin… Nerden biliyosunuz insanların sizinle dalga geçeceğini veya küçük göreceğini ? Nerden biliyosunuz sizi değersiz göreceklerini ? Bununla ilgili elinizde BİLİMSEL KANITINIZ var mı ?
Cevap veriyorum ; Tabikide elimizde böyle bir bilimsel kanıtımız yok, o yüzden artık insanların sizin hakkınızda olumsuz düşüneceği yolundaki yargılarınızdan vazgeçin... İnsanları suçlamayın , onlara savunma hakkı vermeden mahkemeyi kafanızda kurup onları hapise atmayın, cezalandırmayın...

3- Herşeyden önce insanız ve mükemmel bir hayatımızın olması imkansız..Tabiki de hayat içerisinde sıkıntılı problemli olumsuz örnekler yaşamamız doğaldır…Ancak Hayatınızda yaşadığınız olumsuzlukları, negatif durumları büyütmekten vazgeçin.Bu kadar gözünüzde büyütmeyin.…Uçaktan yeryüzüne baktığınızda , nokta gibi minnacık görünen 40 katlı dev bir kulenin, yanına geldiğinizde ne kadarda ihtişamlı ve büyük olduğunu görürüz. Halbuki kule aynı kule değişmedi ki Bakış açımız bu kuleye bir anlam verdi, Yukardan baktık toplu iğne kadar gördük yanına geldik devasa büyük gördük 
O yüzden yaşadığımız negatif durumları gözünüzde çok büyütmeyin, eğer büyütüyorsanız da şayet , olumlu yanlarınızı veya hayatınızda gerçekleştirdiğiniz olumlu şeyleride büyütün…Resime bakarken resimdeki hataya odaklanmak yerine resmin tamamına odaklanın. Dikkat edin, hep yaşadığımız olumsuzlukları kafamızda büyütmüşüz halbuki olumlu yaşadığımız herşeyi yok saymış ve önemsememişiz.

4- İnsanlar sırf ‘’ PARMAK İZLERİ BİRBİRİNDEN FARKLI ‘’ olduğu için bile mükemmeldir. Düşünebiliyomusunuz 8 milyar insan yaşıyor yeryüzünde ve hepsinin parmak izi birbirinden farklı. Sırf bu bile ne kadar değerli ve mükemmel olduğumuzu unutmayalım ve bizden bir tane daha olmadığının en büyük kanıtıdır aslında bu  O yüzden kendimize değer verelim , ihmal etmeyelim ve mükemmel olduğumuzun farkına varalım.Kimse kimseden ne üstün nede aşağıdadır.Hepimiz aynı çizgideyiz , bulunmuş olduğumuz makam kurum, mesleki pozisyon, sosyal veya ekonomik hayat bu gerçeği değiştirmez… O yüzden kimseyi küçükde görmeyin ama kimseyi GÖZÜNÜZDE DE BÜYÜTMEYİN…

5-
Geleceği bir bataklığa benzetebiliriz.Sosyal kaygıyıda bu bataklık üzerinde vızıldayan bir sivrisinek gibi düşünebiliriz aslında.Çünki birçok psikolojik rahatsızlığın temelinde bu gelecek kaygısı yani bataklığı yatmaktadır. Dolayısı ile burdaki amacımız bu bataklığı kurutmaktır.Gelecek kaygısının altında yatan en temel kaygı ve korku da aslında ÖLÜM KORKUSUDUR… Ölüm ile yaşamı iyi ayırt edebilirsek, ölümden korkmamız içinde bir neden olmadığını aslında rahatça görebiliriz.Çünki ölüm bilinmezlik içerir, yaşarken ölünce ne olcağını hiçbirimiz bilemeyiz , bunun tam tersini düşünürsek öldükten sonrada yaşama dair ne olacağı konusunda bilgimiz olmayacaktır. Sonuçta ölümden korkmanın bir mantığı yok çünki ne olacağını bilmediğimiz bir durumdur, belki güzel belki kötü bilmiyoruz…O yüzden bilmediğimiz bir şey için korkmanın da bir mantığının olmadığı aşikardır.

6- Hayatınızı korku ve kaygıların eline geçirmesine izin vermeyin, onlar hayatınıza hükmetmesin..Tabikide ay sonu geldiğinde ev faturalarınızı , banka kredilerinizi vs vs.. ödemek zorundasınız.Ancak kaygılanmaya korkmaya gerek yok, zaten bi şekilde ödeyeceksiniz veya ödeyemeyeceksiniz ama hayat devam edecek…Bankaya kredi ödemenizi yapmaya gittiğinizde banka memuru size sen bu ay çok stres yaptın çok kaygılandın senin bu ayki ödemeni almayalım dediğini hiç duydunuz mu ?  Kısacası insanlar sizin ne kadar kaygı stres ve korku içerisinde olduğunuzu umursamazlar, onlar sonuca bakarlar, o zaman lütfen sizde umursamayın bırakın kaygınlanmayı korkmayı, zaten ödüyorsunuz kredinizi borçlarınızı bir şekilde 

7- Hiç bebeklere dikkat ettiniz mi ??? Bebekler yada çocuklar yaşamlarını sürerken hep anlık tepkiler verirler, o anda mutluysalar güler oynarlar, mutsuz iseler ağlar mızmızlık ederler.Onlar için hep yaşadıkları O AN önemlidir, ne geçmişi nede geleceği kendilerine dert ederler   Şekerini aldığınız anda ağlarlar geri verdiğinizde mutlu olurlar , çünki sadece o anı yaşarlar…Yaşadığımız ana odaklanmak bizim elimizde, çünki bizler böyle bir zihinle dünyaya geldik zaten, zaman içerisinde bizler değiştirdik düşüncelerimizi ve kendimizi geçmişin yada geleceğin parmaklıkları arkasına zindan ettik. O yüzden anı yaşamaya gayret edelim, hayatımızda yaşadığımız anları bir trenin kompartımanlarına benzetelim. Nasıl bir trende bir kompartımandan diğerine geçerken, ne geçeceğimiz kompartımanda başımıza neler geleceğini bilmiyoruz nede geride bıraktığımız kompartımanın da artık bizim için bir anlamı kalmıyorsa, hayatımızda bu şekilde olmalı…Öğlen iş yerinde yaşadığınız bir gerginliği bırakın orada kalsın akşam eve götürmenin bir manası olmayacak emin olun…Aynı şekilde , gelecekte akşam evde yaşayacağınızı DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ gerginliği kafanızda kurup, öğlenleyin işyerinde hayatınızı kendinize zindan etmeyin…

8- Yağmurun yağmasını hayal edin bir an için…Yağmurun yağması tabiatın bir kanunu ve gerçeğidir. Ve farz edelimki siz yağmurun yağmasını sevmiyorsunuz istemiyorsunuz… Peki yağmur yağdığı zaman bunu kendinize problem edip kafanızda neden bu yağmur yağıyor diye devamlı sorgulayıp büyütüp hayatı kendinize zehir ediyormusnuz ??? Tabiki de bu şekilde düşünüp daha doğrusu düşüncenizi çarpıtıp hayatı kendinize zindan etmiyosunuz, o yağmur yağması gerektiği vakit gelince yağıyor ve vakti gelince duruyor, ve bu süreç hep böyle devam ediyor….
Şimdi lütfen hayatın içerisinde yaşanması doğal olan olayları gözünüzde düşüncenizde büyütüp dert edip kendinize hayatı zindan etmeyi bırakın. Tıpkı yağmur yağdığında nasıl kafanızda büyütüp dert etmiyorsanız…
Unutmayın, Korlanmış kömürü sönsün diye devamlı üflerseniz, sönmeyi bir kenara bırakın daha çok alev almaya başlar…
Kullanıcı avatarı
ikinci tekil şahıs
Mesajlar: 30
Kayıt: 24 May 2010, 19:17

Re: Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Mesaj gönderen ikinci tekil şahıs »

merhaba. paylaşım için teşekkürler. tespitlerin, özelikle bilimsel temalı örneklendirmelerin hoş ve bizatihi gerçekçi:)
children running away from fire flames
kirmizi_gezegen
Mesajlar: 2
Kayıt: 09 Oca 2016, 19:57

Re: Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Mesaj gönderen kirmizi_gezegen »

Teşekkür ederim bilimi ve tecrubelerimi harmanlayıp özetlemeye çalıştım, begendiğinize sevindim :)
ezelisfli
Mesajlar: 114
Kayıt: 20 Şub 2014, 22:20

Re: Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Mesaj gönderen ezelisfli »

Tespitler sükela :)
Tesekkürler kirmizi_gezegen
Kullanıcı avatarı
ahyalandünya
Mesajlar: 154
Kayıt: 10 Mar 2021, 14:03

Re: Geçmiş Deneyimlerim Hakkında...

Mesaj gönderen ahyalandünya »

Çok güzel tespitler yapmışsın. Bahsettiğin çarpıtmaların hepsini yaşıyorum.
[smilie=buba.gif] [smilie=buba.gif] [smilie=buba.gif]
Cevapla